top of page

Kaçmak mı, Yüzleşmek mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Uzman Klinik Psikolog Melika Zarei
    Uzman Klinik Psikolog Melika Zarei
  • 3 gün önce
  • 1 dakikada okunur

Son zamanlarda artan şiddet, öfke ve umutsuzluk bize aynı soruyu düşündürüyor:

İnsan neden bu noktaya gelir?


Çoğu zaman gördüğümüz şey sadece sonuçtur.

Arkasında ise bastırılmış duygular, ifade edilemeyen acılar ve yüzleşilmemiş gerçekler vardır.


İnsan, hissettiğiyle temas kuramadığında

onu dönüştürmek yerine ondan kaçtığında,

duygu davranışa dönüşür.


Ama burada önemli bir nokta var:

İnsanların sürekli dış dünyayı suçlamaktan vazgeçmesi gerekir.


Her şey “başkaları yüzünden” değildir.

Her hikâyede, her ilişkide, her kırılmada

kişinin de bir payı vardır.


Kendi hatasını görmek,

sorumluluğunu almak,

“Evet, burada benim de katkım var” diyebilmek

psikolojik olgunluğun en önemli göstergelerinden biridir.


Çünkü sürekli başkalarını suçlamak,

kişiyi değişimden uzaklaştırır.

Ama kendi payını kabul etmek,

insana dönüşme gücü verir.


Psikoterapi de tam olarak burada başlar:

Suçlamak yerine anlamak,

kaçmak yerine yüzleşmek,

inkâr etmek yerine sorumluluk almak.


Gerçek güç, kusursuz olmakta değil;

kendi kusurunu görebilmekte saklıdır.


Çünkü insan, başkalarını suçlayarak değil,

kendi sorumluluğunu alarak iyileşir.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Güç Sessizdir, Gürültü Değil....!

Bugünlerde bazı insanlar, başkalarına zarar vererek ya da “kabadayılık” yaparak güçlü olduklarını sanıyor. Oysa psikoloji bize şunu çok net söyler: Gerçek güç, kontrol edebilme kapasitesidir—özellikle

 
 
Bilmek senin seçimin, etkilenmek sınırın!

Zihin, gördüğünü gerçek kabul eder. Bu yüzden savaş, kriz ve felaket görüntüleri yalnızca “haber” olarak kalmaz; sinir sisteminde yaşanıyormuş gibi iz bırakır. Ama insan zihni pasif bir alıcı değildir

 
 

Copyright © 2023 Melika Zarei. All Rights Reserved.

bottom of page