Cinayeti Önlemek Çocuklukta Başlar

Bugün kendimize çok önemli bir soru sormalıyız:
Şiddeti yalnızca bir can yandığında mı konuşacağız, yoksa daha ortaya çıkmadan önlemeyi başarabilecek miyiz?
Kadına yönelik şiddetin hiçbir bahanesi olamaz. “Aldatıldım”, “terk edildim”, “namus” ya da kıskançlık… Hiçbiri bir insanın yaşam hakkını elinden almayı haklı çıkarmaz.
Klinik psikoloji açısından baktığımızda, şiddetin arkasında kontrol ihtiyacı, empati eksikliği, dürtü kontrolünde ve öfke düzenlemede güçlük gibi etkenler bulunabilir. Ancak öfke bir duygudur, şiddet ise bir davranıştır.
Peki, çözüm nerede başlıyor? Çocuklukta, ailede ve verdiğimiz terbiyede.
Kız çocuklarına sürekli sabretmeyi, erkek çocuklarına ise her istediklerini elde etmeyi öğretirsek eşitliği değil, güç dengesizliğini besleriz.
Çocuklarımızı kız ya da erkek olarak ayrıcalıklı yetiştirmek yerine; empati kurabilen, başkalarının sınırlarına saygı duyan, “hayır” cevabını kabul edebilen ve duygularını sağlıklı biçimde yönetebilen bireyler olarak yetiştirmeliyiz.
Unutmayalım, çocuklar yalnızca söylediklerimizi değil, evde gördüklerini de öğrenirler.
Gerçek güç, karşındakini kontrol etmek değil, kendini kontrol edebilmektir.
Çünkü öfke geçebilir ama şiddetin sonucu bazen bir ömür geçmez.
Uzman Klinik Psikolog Melika Zarei
