Onu özlüyorsun; peki ilişkinin tamamını hatırlıyor musun?

Ayrılıktan sonra bazen zihnimizde ilişkinin yalnızca en güzel sahneleri dönmeye başlar.
İlk buluşma, birlikte güldüğünüz bir akşam, sana söylediği güzel bir söz…
Sonra da “Bu kadar güzelse neden bitti?” diye sorarsın.
Ama o ilişkinin içinde kendini yalnız hissettiğin günler de vardı belki. Konuşamadığınız meseleler, karşılanmayan ihtiyaçlar, tekrar eden hayal kırıklıkları…
Birini özlemek, ilişkinin sana bütünüyle iyi geldiğini göstermez. Özlem gerçektir; ama tek başına geri dönme kararı vermek için yeterli bilgi değildir.
Mesela eski fotoğraflara bakarken yalnızca mutlu anları görürsün. Oysa fotoğraf, o akşamdan sonra nasıl hissettiğini anlatmaz.
Böyle zamanlarda kendine iki soru sor: “Neyi özlüyorum?” ve “Bu ilişkinin içinde beni zorlayan neydi?”
Amacın onu kötülemek ya da güzel anıları silmek değil. Hikâyenin eksik kalan tarafını da hatırlamak.
İyileşmek için geçmişten nefret etmek zorunda değilsin. Ama geçmişi yalnızca en güzel anlarından ibaret sanmak zorunda da değilsin.
